2014-2015 Eğitim-Öğretim Yılı ilk ders zili çaldı.

2014-09-15

2014-2015 Eğitim-Öğretim Yılı açılışı Başkanımız Aziz Yıldırım’ın da katıldığı törenle yapıldı.

Kampüsümüzde gerçekleştirilen açılış törenine Başkanımız Aziz YILDIRIM, Yüksek Divan Kurulu Başkanımız Vefa KÜÇÜK, Kurucu Temsilcimiz ve Fenerbahçe SK Asbaşkanı Turhan ŞAHİN, Fenerbahçe SK Yönetim Kurulu Üyelerinden Ünal UZUN, CEO’muz Hasan YILMAZ ve ilk ders konuşmacısı olarak Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımımızın Baş Antrenörü Zeljko OBRADOVIC katıldı.

Başkanımız Aziz Yıldırım: "Burası Fenerbahçe’nindir"

Öğrencilerin hazırlandığı çeşitli gösterilerin ardından sahneye çağrılan Başkanımız Aziz Yıldırım, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

"Hepinize günaydın. Çünkü memleket de öyle bir hale geldi ki artık günaydın demeyi bile unutacağız. Bugün burada yeni bir yılın eğitim çalışmalarını başlatıyoruz. Geldiğimiz noktada 10 yıl önce 2003 yılında başlayan bu Fenerbahçe eğitim kurumları süreci bugün 2014 yılında Sayın Adnan Bey’in söylediği gibi tavan yapmıştır. Daha da büyümesi gerekir. Büyümesi için biz Fenerbahçe Yönetim Kurulu olarak elimizden geleni yapıyoruz.

Ama burada sizlerin bilmesi gereken konu var. Bu arazi ve okulun olduğu kısımlar bütün binaların hepsi Fenerbahçeliler tarafından yapılmıştır. 20 yıllığına devletten kiralanmıştır. 20 yılın sonunda Türkiye’de gelenektir, her şey uzatılır. Ama Fenerbahçe geldiği zaman bu olay tersine işliyor ve burayı 20 yıl doldurmadan müracaat etmemize rağmen kendi ihtiyaçlarında kullanacakları için Fenerbahçe Spor Kulübü’ne vermediler. Bunun üzerine Sayın bakan, yetkililer ile görüşmeler yaptık.  Hepsinin söylediği ’bu okul bize lazım Fenerbahçe’yi ne yapacağız’. Sonuçta geldiğimiz nokta bu okulun arazisi ve binaları ile beraber satışının yapılmasını sağlamaktı. Ve geçen bunu sağladık. Bu okul için 50 trilyon lira bu arazi için fiyat biçtiler. Bunu ödeyeceğimizi de beyan ettik. Buna göre ihale hazırlıkları ve kulübe göre düzenlemeler yapıldı ama gene vazgeçtiler, emirler büyük yerlerden geldi, şimdi duyduğumuza göre 70 trilyona ihale vereceklermiş. Bunu kaç milyon dolar ve TL’lere çıkarsalar da burası Fenerbahçe’nindir biz ne olursa olsun, alacağız. Bu böyle bilinsin. İnsanları ve burada okuyan genç çocuklarımızı da üzmenin de alemi yok. Doğru olanı bu ülkede vicdan sahibi yürekli insanlar varsa burada yerine getirmelidir. Bu öğretim yılının bizim için yeni bir başlangıç olduğunuzu kabul edebilirsiniz.  Çünkü ilk defa tam kapasite eğitim gören çocuklarımız olacak. Siz velilere de teşekkür ediyorum. 2003 yılından beri sizler çocuklarınızı okutarak kulübe destek verdiniz. Onun için siz sayın velilerimize teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız.

"Fenerbahçe’nin bize verdiği en önemli şey dürüstlüktür"

Talebelerle ve çocuklarımızla ilgili kısaca şunu söylemek isterim. Çünkü benden önce hem Adnan Bey, hem de Turhan bey çok güzel yazılar hazırlamışlardı. Biz çağdaş, Atatürkçü aynı zamanda laik insanlar yetiştirmek üzere bu okulu kurduk. Temennimiz bu. Onlarda gelecekte bu ülkeyi idare eden insanlar olacak. Bizim bekentimiz onlardan bu ülkeyi idare eden çağdaş, laik ve cumhuriyete sahip bireyler olmaları. Onlara inanıyorum. Bu ülkeyi irade eden gençler olacaklar. Biz hepimiz Fenerbahçeliyiz. Fenerbahçe’nin bize verdiği en önemli şey dürüstlüktür. Yalan söylesek dahi o yalan söylediğimizi ve yanlış yaptığımızı kabul ederiz. Dürsütlükte budur. Benim tavsiyem genç çocuklarımıza, hayatlarının her noktasında dürüst olsunlar. Yanlış da yapabilirler. Yanlışlarını kabul edeceğiz. Bir daha yapmamaları içinde çalışacağız. Eğitim kurumunun açılışında emeği geçen Sayın Adnan Bey başta olmak üzere, öğretmelnlere, bütün çalışnalara,  herkese hayırlı olmasını diliyoruz. Sizlere teşekkür ediyorum. Çocuklarımıza da mutlu bir yıl geçirmelerini temenni ediyorum. İyi ki varsınız, iyi ki Fenerbahçeliyiz."

İlk ders konuşmacısı Obradovic, başarının sırlarını anlattı.

Ardından kürsüye çıkan Fenerbahçe Ülker Basketbol Takımımızın Baş Antrenörü Baş Antrenörü Zeljko Obradovic, başarının sırlarını öğrencilere anlattı.

Sevgili çocuklar, her anınızı dolu dolu yaşayın ve tadını çıkarın, çünkü bu zamanlar geri gelmeyecek. Her saniye, her dakika, her gün ve her hafta çok kıymetli çünkü sadece bir defa yaşanacaklar. Bu zamanları nasıl geçireceğiniz sadece sizlerin ellerinde. Bu zamanları en iyi şekilde yaşamak da öylece geçip gitmesine izin vermek de sizlerin seçimi.

Hepiniz çok gençsiniz ve hepinizin önünde muhteşem fırsatlar var. Adeta dünya sizi bekliyor ve tek limitiniz gökyüzü. Belki şu an için erken olabilir ama bu hayattaki gerçek tutkunuzu bulmak çok önemli çünkü sevdiğiniz bir işi yapmak bu hayattaki en güzel şey. Bazen hayat sizi farklı yönlere sevk edebilir ve siz yapmak istediğiniz her şeyi yerine getiremeyebilirsiniz, fakat asla hayallerinizin peşini bırakmayın. Asla inanmaktan vazgeçmeyin. En önemlisi de, asla size bir şeyi yapamayacağınızı söyleyen insanları dinlemeyin. Hayatta her zaman sizi alt etmeye çalışan olumsuz insanlar olacaktır. Güçlü olun, çok çalışın ve asla vazgeçmeyin.

Hayata ilk adımınız okulda başlar. Sahip olduğunuz her şeyi eğitiminize verin. Çalışmanın ve sınavlara hazırlanmanın kimi zaman sıkıcı olabileceğini kabul ediyorum. Zaten kim vaktini eğlenmekle geçirmek yerine ders çalışmak ister ki, değil mi? Fakat unutmayın ki, okul hayatınızda tecrübe ettiğiniz her şey sizi hayal ettiğinizden bile daha büyük bir şeylere hazırlıyor. Bilgi ve yetenek hayattaki en önemli gereçleriniz olacak. Her zaman bilgiye aç olun ve daha fazla öğrenmeye çabalayın. Öğrenme asla sonu olmayan bir tecrübedir. Kaç yaşında olursanız olun, her yeni gün yeni bir şeyler öğrenmeye devam edersiniz. Bu, zihninizi güçlü tutmanın en iyi yollarından biridir. Güçlü bir zihin kudretli bir vücut demektir.

Bunun yanı sıra, öncelikle kendinize karşı doğru ve dürüst olun, böylelikle diğerlerine karşı da dürüst olabilirsiniz. Nasıl bir kariyer hedeflerseniz hedefleyin,  en mühim nokta iyi ve mütevazı bir insan olabilmektir. İnsanların ekonomik veya sosyal altyapılarını göz önünde bulundurmaksızın herkese eşit ve saygılı bir şekilde yaklaşmalısınız.

Bana gelecek olursak, benim tutkum, benim hayatım basketbol. Ben bu tutkumu çok küçük yaşta keşfedebildim ve bu sebepten dolayı kendimi çok şanslı hissediyorum. Ben olabileceğim en iyi basketbolcu olmak adına çok çalıştım. Çok çalışmak sadece takım koçunuzla birlikte pratik yapmak demek değildir. Aynı zamanda kendi ekstra vaktinizden de adamak demektir. Ben bunu genç ve yetişkin oyuncularıma her gün söylüyorum. İyi olabilmek için kalbinizde yatan şeyi yapmanız ve buna her şeyinizi adamanız gerekir. Büyük bir oyuncu, büyük bir şef, avukat, öğretmen veya seçeceğiniz herhangi başka bir sektör de iyi olabilmek için bireysel çalışma çok önemlidir. Benim bir oyuncu olarak kariyerimde ulaştığım başarının sırrı budur. Esasen, ben daha sadece bir oyuncuyken koçluk için duyduğum o güçlü isteği fark ettim. Tıpkı bir koçun yaptığı gibi analizler yapar, raporlar çıkarır ve kendi kendime setler hazırlardım.

Benim ilk koçluk tecrübem yetişkin takımında oyuncuyken Partizan takımının koçluğu ile başladı. Sıkı çalışmalarım ve tutkum boşa gitmedi ve bir gecede oyunculuktan koçluğa geçiş yapabildim. Bu benim hayatımdaki en önemli anlardan biriydi.

Oyundan sonra eve gittiğim zaman, koçluğa terfi ettiğimi eşime söylemiştim ve o bana inanamamıştı. Hatta şaka yaptığımı zannetmişti. Çevremdeki diğer birçok insan da farklı sebeplerden dolayı bana inanmamışlardı. Sanırım çıldırdığımı filan düşündüler çünkü o zaman koç olabilmek adına epeyi karlı bir kontratı sonlandırıyordum. Sevgili çocuklar, şunu asla unutmayın ki para her şey değildir. Para sizin temel motivasyon kaynağınız olmamalı. Yaptığınız işi sevmek çok daha önemli ve başarı için çok daha büyük bir motivasyondur. Eğer ki bir konuda iyiyseniz hak ettiğiniz şeyi en nihayetinde alırsınız.

Ben çok şanslıyım ki bana bu hayatta en çok sevdiğim yapabilme fırsatı verildi. Bunu geri çevirmek gibi bir ihtimal dahi yoktu. Benim hayatım adeta 7/24 basketboldu, adeta basketbolla uyudum, basketbolla uyandım, basketbolla yedim ve onunla yaşadım. Hayatımın % 100’ünü vermedim, hayatımın %120’sini verdim ve bu benim takımımda oynamak isteyen her oyuncudan beklediğim en temel şeydir.

Kısacası, sevgili gençler, asla hayal etmekten korkmayın, bu hayattaki tutkunuzu belirleyin ve onun için elinizden gelenin en iyisini yapın. Asla vaz geçmeyin. Başarısızlıktan korkmayın. Hayatta hiç kimse kusursuz değildir. Başarısızlığa uğradığınız zaman bir daha deneyin, tekrar tekrar deneyin, ta ki başarıya ulaşana dek.

Yüksel Günay unutulmadı.

Uzun yıllar Fenerbahçe Koleji Yönetim Kurulu Üyeliğinde bulunan ve 4 Nisan 2014'te aramızdan ayrılan merhum Yüksel Günay adına yapılan okul kütüphanesinin açılışı yapıldı.